12 Aylık 1 Haftalık bebeğin Gelişimi Ve Bakımı

  • 11 Kasım 2014
  • 1.733 kez görüntülendi.
12 Aylık 1 Haftalık bebeğin Gelişimi Ve Bakımı

12 Aylık 1 Haftalık bebeğin Gelişimi Ve Bakımı

Bebeğiniz 1 yaşına bastı: 

Çoğu kişi ilk doğumgününü, bebeklikten yeni yürümeye başlayan çocukluğa geçişte bir dönüm noktası olarak görür. Bazıları da bebek yürümeye başlar başlamaz veya ilk deneme adımlarını attığında onu bu şekilde görmektedir. Bebeğiniz, bebeklikten yeni yürümeye başlayan çocuk aşamasına ne zaman geçerse geçsin bu sizin için acı-tatlı bir tecrübe olacaktır. Bir yandan büyümekte olan çocuğunuzla gurur duyarken öte yandan da bebeğinizin minik hallerine özlem duyabilirsiniz.

Bebeğiniz kutlanacak çok şey olduğunu biliyor gibi. Artık farklı şekillerde hareket edebiliyor olduğu için dans etmeye bile başlayabilir. Sevdiğiniz müziği açın ve bebeğinizi ellerinden tutun. Olduğu yerde zıplamaya ve başını bir o yana bir bu yana sallamaya meyilli olacaktır. Bebeğinizle birlikte dans etmek, onunla bağ kurmak için büyük bir fırsattır ve bu bebeğinizin duygularını ifade etmesi ve motor becerilerini geliştirmesi için ona büyük bir şans verir. Ve bu eğlencelidir! Bebeğinize farklı müzik türleri dinletin ve gevşemesine izin verin. Büyüyen dans ustanızın kendi müzik tercihleri olduğunu görünce şaşırabilirsiniz, özellikle bazı müzik türlerine mutlu bir şekilde tepki verebilir.

Bir bebeğin ilk adımları genellikle sarsak olmasına rağmen, çoğu çocuk kısa bir süre içerisinde güvenli bir şekilde yürümeye başlayabilir ve bu genellikle birkaç gün alır.

Problem & Çözüm

Öfke nöbetleri
Öfke nöbetleri rahatsızlık verici ve sinir bozucu olabilir. Ancak bunların bebekliğin (ve çocukluğun) doğal bir parçası olduğunu bilirseniz daha az can sıkıcı olabilir. Bebeğiniz bu patlamalar ile kötü niyetli olmaya çalışmıyor. Bu sadece iletişim kurmakta zorlandığının veya istediği şeyleri elde edemeyip sinirlendiğinin bir işaretidir. Özellikle dil becerileri ve tercih duyusu henüz gelişmekteyken, bebeğinizin ağlamak ve bağırmak gibi ilkel bebekçe tepkilere başvurmaktan başka çaresi yoktur.

İyi haber eninde sonunda bu aşamayı atlatacağıdır. Şu an için bazı ipuçları:

İhtiyaçlarına cevap verin. Bebeğiniz onun isteklerine ve ihtiyaçlarına cevap verdiğinizde, bir özdeğer ve mutluluk duygusu geliştirir, bu nedenle mümkün oldukça taleplerini karşılamak en iyisidir. Eğer bebeğinize istediğini veremezseniz ve o bu duruma duygusal olarak tepki verirse, sakin ve rahatlatıcı olun. İstediği şeyin yerine bir alternatif sunmanız da yardımcı olacaktır.

Engellemeler işe yarar.
Bebeğinizi rahatsız edebilecek durumları ortadan kaldırarak ya da bunları öteleyerek de bazı öfke nöbetlerini engelleyebilirsiniz. Bebeğinize alternatifler arasından seçim yapma şansı vermek (yemek, oyun vb.) ve “hayır” kelimesini kullanmayı en az seviyeye indirmeniz de bebeğinizin duygusal istikrarının desteklenmesine yardımcı olur.

Sakin olun.
Bebeğiniz öfke nöbeti geçirdiği zaman, sakin ve tepkisiz olun. Eğer yapabiliyorsanız, ona fazla ilgi göstermeyin. Aşırı ilgi sadece öfke nöbetini artırır. Duygularını kabul edin: “Çok mu sinirlendin? Başka bir bisküvi daha mı istiyorsun?”. Daha sonra nazikçe kuralınızı koyun. “Şimdi daha fazla bisküvi yok, ancak öğle yemeğinden sonra yiyebilirsin”. Yeni yürümeye başlayan bir çocuk bu noktada çok fazla tartışmayı veya öğrenmeyi özümsemeyecektir. Bebeğinizle tartışmaktan kaçının. Bağırmak veya tehdit etmek sadece öfke nöbetini artırır ve bebeğinizi korkutur (öfke nöbetinin kendisi de bebeğinizi korkutabilir çünkü kendini duygusal olarak kontrolden çıkmış hissedebilir). Bebeğinize yakın olun ve mümkünse kucağınıza alın. Eğer bebeğiniz saldırganlaşırsa, sakinleşebileceği daha güvenli bir yere götürün.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Mallick diyor ki:

    Merhaba Dilek,Aslında bahsettiginiz cok onlemi bir konu. bence cd ya da baby tv/disney tv benzeri programlar aynı kategoride.cocugun ilgisini dogru yonde dogru sekilde ceken yayinlar. onlemi olan bu programları izedigi yas diye dusunuyorum.bizim durumumuzda 2 yasından sonra sure konusuna cok onem vermemeye basladım diyebilirm. 2 yasına kadar gunde 1 saati gecirmemeye calisiyorduk.tekrar etmek, tekrarla izlemek, surekli aynı yayını uzun sure izlemek, okumus oldugum bir arastırmaya gore eger sure asımı da var ise, kelime dagarcıgını yavaslatıryormus.ama bu konu hakkında yazı yazacak isem, bu rasatırmaya oncelikel ulasmak isterim. ote yandan, bazı evlerde benim de gordugum surekli acık kalan, kanal zaplanan, reklamda yemek yedirilme konuları daha tehlikeli bu hususta. prime time denilen vakitlerde dahi, bildigimiz cok izlenen kanallarda, surekli en carpıcı goruntulerle donatılmıs dizi fragmanları ile dolu.en cok da onlara kilitlenip kalıyorlar zaten. Bilemiyorum sorunuza ne denli cevap verebildim fakat bu konuyu daha etraflıca yazmayı dusunecegim.. tesekkur ederim.. sevgiler,

BİR YORUM YAZ