Analitik Düşünme

  • 02 Ocak 2015
  • 1.412 kez görüntülendi.
Analitik Düşünme

Zihinsel süreç olarak düşünme insanı diğer canlılardan ayıran en temel özelliktir. Günümüzde gelişen dünya, bilim, teknoloji ile birlikte düşünme şekillerde değişiyor.  Düşünce tarihi içinde geçmiş zamana şöyle bir bakıldığında ilk çağlardan bu yana insanın düşünme şekillinin ne derece değiştiğini görebiliriz. Her döneme hakim olan bir düşünce şekli o çağa damgasını vuracak şekilde ilerlemelerin temelini oluşturmuştu.  Günümüzde düşünme biçiminin önemi geçmiş yıllara oranla çok daha yüksektir. Çoklu zeka kuramları ile insanların işleri ve yetenekleri doğrultusunda, gerekli olan düşünme becerisinin kazandırılması oldukça önemli bir konuma gelmiştir. Eğitim sisteminin dışında düşünme biçimleri ile ilgili kitaplar yazılmış kurs ve seminer gibi çalışmalarla insanlara çağa göre önemli olan düşünme biçimlerinin önemi anlatılmaya başlanmıştır.

Tarihte her dönemin içinde bulunduğu göre farklı düşünme biçimleri ön planda olmuştur. İçinde yaşadığımız 21. yy ise insanlar arasında hakim olan düşünce şekilleri analitik düşünce, eleştirel düşüme, yaratıcı düşünme, neden-sonuç ilişkisi bağlamında düşünme, bilimsel düşünme gibi şekillerde mevcuttur. Bu düşünme biçimlerinden bugün karşımıza sıkça çıkan analitik düşünme becerisinin iş ilanlarında aranan nitelikler arasında yer aldığını görmekteyiz.  Peki analitik düşünce tam olarak ne anlama gelmektedir?

Analitik düşünce olaylar karşısında analiz yöntemini kullanarak çözüme ulaşma süreci olarak bilinmektedir. Analitik düşünmede parçalardan bütüne gidiş yanı tümevarım yöntemi benimsenir. Çözüm sürecinde temel düşünce analiz yaparak olaya parçalar üzerinden bütüncül bakabilmeyi sağlamaktır. Yani sebep sonuç bağlamında olayın nedenlerini anlayarak arada ilişki kuran düşünce sistemidir. Pek çok şeyde olduğu gibi analitik düşünmemin halka arasında matematik yapabilme becerisi ile alakalı oluğu sanılmaktadır. Fakat araştırmacılar matematik çözebilme becerisinin analitik düşünmeyle alakası olmadığını söylemektedir. Çünkü bugün eğitim sisteminde en fazla ağırlık verilen konu matematik ve fen bilimleri olmasına rağmen dünya çapında düzenlenen analitik matematik yarışmasında ülkemizin son sıralarda yer alması matematik yapabilme becerisi ile analitik düşünmenin alakalı olmadığını göstermektedir.  Ülkemizde analitik düşünceye sahip bireylerin yetişmemesinde en büyük engel ezbere dayalı eğitim sistemi, sorgulamadan uzak yaklaşım ve toplumca kabul edilen doğmaların varlığıdır.

Analitik düşünme temel öğrenme süreçlerinde ezber sistemin tam karşısında duran süreçtir.  Ezberci sistem içinde yetişen birey sorgulama yeteneğinden mahrum bırakılır, zeka arka plana atılır, öğrenci sadece verilen bilgiyi alır ve gerektiğinde bu bilgiyi kullanmak üzere eğitilir. Bu durumda olayı analiz edemeyen birey olaylar karşısında pasif bir konumda kalır ve kapsamlı bir bakış açısı geliştiremezler.
KAYNAK: Analitik Düşünme
Araştırmacılar bilgi yükleyerek ilerleyen bir eğitim sisteminden bilgiyi üreten bir eğitim sürecine geçilmesi gerektiğini savunmaktadır. Analiz yapabilen, değerlendiren, olaylar arası ilişki kurabilen, sonuçlara ezber bilgiyle değil analitik düşünme süreci ile ulaşan bireyler yetiştirmek gerekmektedir. Bunu yapmak için ise ilk adımın ezbere dayalı eğitim sürecinin önüne geçilmesi gerektiğidir. Bunun dışında ortaya sürülen bir diğer çözüm düşünmeyi öğretme dersleridir. Bu ders;  bireyin nasıl düşünmesi gerektiğini, düşünme stratejisi geliştirmeyi, hangi stratejinin nasıl kullanılacağını kapsayan bir öneri konumundadır. Düşünme süreçlerinin öğretilmesi gerektiğini bu şekilde ise analitik düşünceye sahip, eleştirel bakış açısı ile olaylara bakabilen bireyler yetiştirilebileceği düşünülmektedir.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ