Beynin Yaşlanması Önlenebilir mi ?

  • 08 Kasım 2014
  • 1.249 kez görüntülendi.
Beynin Yaşlanması Önlenebilir mi ?

Beyin; henüz sırrı çözülememiş, üzerinde yoğun araştırmaların yapıldığı organdır. İnsan beyini sinir sistemini yönetir ve hemen hemen insanın tüm fizyolojik, düşünsel işlevlerini düzenleyen organdır beyin.  Bununla birlikte geçen zamanla yaşlanmaya başlayan bireyin beyni de aynı şekilde yaşlanmaya başlar.   Yaşlanma süreci içerisinde bireyin zeka ve becerilerinin ölçülebilmesi, somut değerlerle tanımlanabilmesi son derece güç ve karmaşık bir süreç olarak ele alınır. Fakat buna rağmen bildiği, kadarıyla yaşlılık insan ömründe zihinsel süreçlerin en fazla yavaşladığı dönem olarak bilinir.

Çünkü yaşlanma bireyin öğrenme, hafıza, sorun çözme ve kültürel birikimini etkileyerek unutkanlık, bilgileri karıştırma, bunama gibi sorunlara yol açmaktadır. Araştırmacılar yaşlılığın zihin üzerindeki etkisini araştırırken zihinsel işlemlerde ciddi gerileme ve yavaşlama tespit etmişlerdir. Bilgiye yönelik sorunlarda çözüm bulma sürecinde kayıplar ve gerileme, hata yapma oranında artış görülmüştür.

Yaşlılık bilindiği gibi her bireyde farklı sonuçlara yol açabiliyorken; yaşlılıkta insan zihninin en yoğun karşılaştığı sorun unutkanlık veya bununla birlikte gelişen bunama sorunudur.  Bunama ile ortaya çıkan en önemli hastalık ise Alzheimer  olarak bilinir. Alzheimer beyin işlevlerinin kaybı anlamında kullanılan bir kavramdır ve bu hastalıktaki en önemli etken yaşlılık olarak bilinmektedir. Araştırmacılar Alzheimer’i beyin hücrelerinin erken ölmesi sonucunda beynin erkenden büzüşmeye başlayıp küçülmesi, eskiye oranla beyin işlevlerinde yavaşlama olarak tanımlar.  Yaşlılıkla birlikte ortaya çıkan basit unutkanlıklar, evin yolunu bulmakta yaşanan zorluk veya aniden ortaya çıkan konuşma güçlüğü, art arda aynı soruların yenilenmesi, kişinin çocuklarının ismini unutması gibi belirtileri vardır.

Araştırmacılar çeşitli kan testleri ile  “Alzheimer” hastalığının önceden tespit edebileceği söylenmektedir. Bu araştırmaların henüz bir kesinliği olmadığı söylense de Alzheimer için erken teşhis çok önemli bir adım olarak görülüyor. Daha erken safhalarda hastalığın belirlenmesi; kesin tedavisi olmayan bu hastalıkta tedavi için umut ışığı oluyor. Bunun dışında Alzheimer’e karşı yapılan çeşitli araştırmalarda taze kanın beyni gençleştirdiği söylense de bu kesin bir tedavi yöntemi değildir.

Alzheimer’in kesin bir tedavisi olmasa da bireyin hastalanmadan önce zihninin koruması mümkündür.  Bunun için öneriler arasında ilk olarak temiz dağ havası gelmektedir. Özellikle stresten uzak bir yaşam şekli ve temiz dağ havasında beyin rahatlamasına sağlanır. Araştırmalar gösteriyor ki uzun süre sağlıklı bir zihne sahip olan kişiler genellikle yükseklere yerleşen ve daima hareket halinde olan kişilerdir. Yürümek, yüzmek beyne kan akışını arttırır ve beynin beslenmesini sağlarken beyni Alzheimer gibi hastalıklardan korur.

Bunun dışında bilindiğinin aksine beyni genç tutmak için sürekli öğrenme, bulmaca çözme, okumak beynin yaşlanmasını durdurmaz. Çok az eğitim almış bireylerin yaşlılık döneminde sağlıklı bir zihne sahip olduğu sık görülen bir durumdur.

Yaşlanırken sağlıklı bir zihin için diğer bir unsur düzgün beslenmedir. Düzgün beslenmede en önemli husus belirli vitaminleri içeren besinlerin düzenli alınmasıdır. Bunlar arasında B vitamini, E vitamini içeren besinler özellikle tercih edilmelidir. Özellikle orta yaşlarda yeterli Protein alımı beyin sağlığı için önemlidir ve yetersiz protein alımı ilerleyen yaşlarda hafızada zayıflama sorunlarına yol açmaktadır

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ