Duyguların Oluşumu Nasıl Olur ?

  • 07 Kasım 2014
  • 2.856 kez görüntülendi.
Duyguların Oluşumu Nasıl Olur ?

Seviyoruz, hayal kuruyoruz, onu düşünüyoruz… Peki, bütün bunları kalple mi, yoksa beyinle mi yapıyoruz? Duyguların “kalbimizde” olmasına alışmışız; peki ya bütün hislerimiz beynimizdeyse? Sevmek ve hissetmek; her zaman kalple bağdaştırılan bir durum olmuştur. Aşık olduğumuz insan, ailemiz, dostlarımız, aşk acılarımız hep kalbimizde diye düşünürüz. Aslında kalbin bütün bu hisler için sembolleşmiş bir organ olduğunu biliyor muydunuz? İnsanların beyin ölümü gerçekleşirse hiçbir hissi hissetmediği ve ölü sayıldığı durumundan yola çıkarak, hislerin var olduğu organın beyin olduğunu rahatlıkla anlayabilirsiniz.

Beyin, içinde çok farklı işlevler barındıran ve anlaşılması zor olan bir organdır. Konuşmayla ilgili kısımlar beynin sol tarafında, anlamla ilgili kısımlar sağ tarafında ya da bir kelime söylediğimizde o kelimenin içindeki harfler sol tarafta, o kelimenin işlevleri sağ tarafta diyebiliriz. O kelimeyle ilgili hissettiklerimiz ise beynin daha derininde; Amigdala denilen bölgede yer alıyor. Yani konuştuğumuzda, beynin bütün alanları aynı anda harekete geçerek o kelimenin işlevi, harfleri, duyguları aynı anda hissediliyor. Bir insan hislerle ilgili olan Amigdala bölgesi yok edildiğinde hissiz bir robota dönüşebiliyor.

Karmaşık gelen bütün duygular, aslında mantıklıdır ve sebeplere dayanır. Bütün duygular aslında vücudumuzda üretilen hormonlar ve enzimlerden oluşurlar. Herhangi bir duruma karşı oluşan ve fazla olmayan tepkilere denilen “his” ve farkında olarak bir hissin kuvvetlendirilmesi ve bedende bir uyarı oluşturması durumuna denen “duygu” farklı kavramlardır. Acıma hissi ya da aşk duygusu gibi… Heyecan; çok kısa süren ama süresine göre oldukça yoğun olan ani bir duygudur. Bu kavramlar ışığında; birine bir şey hissetmek, ona karşı yoğun bir duygu beslemek ya da onun için heyecanlanmak durumlarını kavrayabilirsiniz.

Vücutta bir bölge uyarıldığında, beyin o bölgeye ya da organa sinirler yardımıyla sinyal göndererek bir refleks oluşturur. Bunun yerine bütün vücudun uyarılması gerektiği zaman beyin, farklı birçok sinyal göndererek bu işi yapmak yerine uyarının ilişik olduğu duyguyu gerçekleştirebilecek hormonlardan yardım alır ve hemen o duygunun hormonlarını harekete geçirerek kan dolaşımına eklenmesini sağlar. Bu işlem sonucunda yaklaşık 6 saniyelik bir sürede o duyguyu hissetmiş oluruz. Heyecanlandığımız anlarda, hormonların yanında sinir sisteminin de işlevi görülür.

Son yıllarda oldukça yaygınlaşan Duygusal Zeka Testleri, IQ Testleri’nin yerini almıştır. Bilimsel olarak tamamen bir tanımı yapılamayan duygusal zeka içinde; sevgi, aşk, utanç, acı, gurur, hırs, zevk, üzüntü, cesaret, korku, pişmanlık gibi insanların duyduğu bütün duyguları barındırır. Duygusal zeka; insan ilişkileri, duyguları sağlıklı bir biçimde üretip hissedebilme, pozitif bir etki oluşturup diğer insanlarla iyi ilişkiler kurabilme yeteneğine verilen addır. Duygular, her insanda var olsa da onları doğru göstermek, gerekli olduğu zamanlarda ortaya çıkarmak ve doğru bir şekilde yansıtmak çok önemlidir. Bunları mantık çerçevesinde pekiştirmek ve hislere tamamen kapılmadan, akıldan yardım almak gerekir. Bütün bunları yapabilen insanlar, duygusal zeka açısından gelişmiş sayılabilir.

Beynin içinde bulunan duygu merkezi, hormonlarla birebir iletişim halinde olan küçük bir bölümdür. Hipotalamus adı verilen bu bölüm, salgı bezlerinden gelen hormonları gerekli organa ya da bölgeye iletir ve hislerin, duyguların, heyecanın oluşumunu sağlar. Aynı şekilde beynin oluşturduğu nörotransmiter adı verilen kimyasallar da duygularımızın oluşumunda etkili bir rol oynar ve alkol ya da esrar gibi keyif verici maddelerin etkileriyle benzeyen etkilere yol açar.

Sonuç olarak duygular, yıllardır alışıldığı gibi kalpte hissedilen ve manevi oluşumlar değil; tam tersi bedende var olan, somut durumlardır ve hormonlardan ortaya çıkarlar. İşin manevi bir boyutu olsun ya da olmasın; duygular gerçektir ve sisteminiz, onları size hissettirebilmek için çok çalışır. Birini sevdiğinizde kalbiniz kırılmaz; hormonlarınız ve beyniniz etkilenir. Yine de kalp yerine akılla sevmek, mantıkla yaklaşmak ve vücudunuzda gerçekten o hislerin somut olarak bulunduğu gerçeği güzel bir düşüncedir.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ